Yonca Diyeti
Hacettepe Üniversitesi'nin hazırladığı
Türkler'e özel dört yapraklı yonca diyeti: Günde iki porsiyon süt ürünü, dört
köfte büyüklüğünde et çeşidi, beş porsiyon meyve-sebze ve her öğün bir dilim
ekmek.

Beslenme piramidine rakip olarak geliştirilen 'dört yapraklı yonca' mutfağımıza
has özellikler taşıyor.
Hacettepe Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı, Türklere özel beslenme programı
hazırladı. Diğer ülkelerin aksine beslenme piramidi yerine dört yapraklı yoncayı
öneren komite, Türklerin yanlışlarını ortaya koyup yeni kurallar belirliyor.
Öğünlerde bir dilim ekmek mutlaka yenmeli.
Beş porsiyon meyve ve sebze, sağlıklı beslenmenin ilk kuralı.
Her gün dört köfte büyüklüğünde et çeşidi yemek şart.
Herkesin günde 2 porsiyon süt ürünü tüketmesi gerekiyor.
Türk usulü beslenme programı
Hacettepe Üniversitesi özel bir beslenme rehberi hazırladı. Besin piramidine
alternatif olan 'yonca' Türklerin alışkanlıklarına göre hazırlanan ilk rehber.
Artık ülkemize özgü bir beslenme rehberi var; 'Besin Yoncası'. 1992 yılında
Roma'da Dünya Sağlık Örgütü ve Gıda Tarım Örgütü katılımı ile düzenlenen
beslenme konferansında üye ülkeler, "Ulusal Gıda ve Beslenme Eylem Planları"nı
hazırlamaya başlamıştı. Halk sağlığı sorunları ve toplumumuzun beslenme
alışkanlıklarını değerlendirerek değerli hocam Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol
başkanlığında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim
üyeleri, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile birlikte
ülkemiz için beslenme rehberini geliştirdi. Sağlıklı beslenme açısından kılavuz
niteliğindeki bu değerli bilgileri, ilk defa sizlerle paylaşacağım. Rehber 65
sayfadan oluşuyor. Ancak sizler için kolay uygulanabilecek, yaşam kalitenizi
artıracak önemli mesajları özetlemeye çalışacağım. Besin rehberinin temel amacı;
sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi. Beslenme eğitiminde bilincinin
nasıl kazandırılacağı da rehberde adım adım anlatılıyor. Neden besin yoncası?
Ülkeler beslenme rehberlerini hazırlarken çoğunlukla besin piramitlerini
kullanır. Piramidin anlamı, tabandaki besinleri daha fazla tüketmek, yukarıya
çıktıkça daha az tüketilecek besinleri belirlemektir. Her ülke kendi yemek
alışkanlıkları ve pişirme koşullarına göre piramitte değişiklikler yapmaktadır.
Ülkemizde besin üretimi ve beslenme koşulları göz önüne alındığında besinler
dört yapraklı yonca ile gruplandırılmış ve bunun daha sağlıklı olacağı
düşünülmüştür. Yonca ne anlama gelmektedir? Yonca şansı, dolayısıyla mutluluğu
simgelemektedir... Yoncanın yaprakları kalp biçiminde gösterilmiştir. Bu durum
kalp sağlığını ve sevgiyi anlatmaktadır. Yaprak 'yeterli ve dengeli beslenme' ve
zeytin dalları ile çevrelenmiştir. Zeytin dalları, barışı ve Akdeniz diyetinin
önemli unsuru olan zeytinyağını temsil ettiği için seçilmiştir. Yoncanın
yapraklarında besin grupları görülmektedir. Üst yaprakta Türk halkının yeterli
miktarda tüketmediği süt ve süt ürünleri yer almaktadır. İkinci grup et-yumurta-kurubaklagil,
üçüncü grup sebze ve meyve, son grup ise ekmek ve tahılı kapsıyor.
İki Porsiyon Süt Ürünü
* Süt ürünleri denilince aklımıza süt, yoğurt ve peynir çeşitleri gelmelidir. Bu
besinlerden protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 vitamini alınmaktadır. Günlük
olarak yetişkinler 2 porsiyon, hamileler ve emziren anneler ile menopoz sonrası
dönemi yaşayan kadınlar 3-4 porsiyon süt veya süt ürünü tüketmelidir. Bir su
bardağı (200 cc) süt veya yoğurt; 2 su bardağı ayran ya da 2 kibrit kutusu
büyüklüğü peynir, bir porsiyon süt ve süt ürününe denktir. Komite, ishal
tedavisinde yoğurt veya tuzlu ayran tüketilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu
vurgulamaktadır. Az yağlı veya yağsız süt ürünlerinin tercih edilmesi de uygun
görülüyor.
* Et ve et yerine geçenler deyince, kırmızı et, balık, hindi, tavuk etleri, kuru
baklagiller, ceviz-fındık ve fıstık aklımıza gelmelidir. Bu grup ile bireyler
protein, demir, çinko, magnezyum, B6, B1, B12 ve A vitamini alır. Beslenme
rehberinde her gün, iyi kalitedeki protein kaynaklarını tüketmemiz gerektiği
belirtilmektedir. Günde en az 4 köfte kadar et çeşidi veya bir tabak kuru
baklagil yemeği tüketmek, haftada en az iki kez balık yemek gerekiyor. Salam,
sosis gibi yiyeceklerden vazgeçemeyenler, mutlaka C vitaminin yönünden zengin
domates, portakal, kivi, yeşil biber gibi besinlerle E vitamini içeren koyu
yeşil yapraklı sebzeleri beraber yemeli. Sağlıklı bireyler her gün bir yumurta
tüketebilir. Ancak kalp-damar hastalığı olanların ya da bu riski taşıyanların
haftada 2 kez yumurta yemesi daha uygun. Çünkü yumurtada bulunan lesitin maddesi
beyin fonksiyonu için önemlidir. Ayrıca yumurtanın sebze ve tahıllarla beraber
tüketilmesinin, kandaki kolesterol üzerine olumsuz etkisi de yoktur. Et
tüketiminin düşük olduğu ülkemizde, protein kaynağı olan kuru baklagiller
haftada 4-5 kez, C vitamininden zengin besinlerle birlikte yenmelidir.
* Sebze ve meyveler, yüksek oranda su ve düşük oranda protein, karbonhidrat ve
yağ içermeleri nedeniyle sağlıklı beslenmenin önemli parçasıdır. Antioksidanlar,
bitkisel kimyasallar, diyet lifi gibi yararlı bileşikleri içermeleri nedeniyle,
kronik hastalıklara karşı koruyucu özellik taşıyıp vücudun zararlı maddelerden
temizlenmesini (detoksifikasyon) sağlamaktadır. Bu nedenle bir gün içerisinde
mutlaka koyu sarı (havuç, patates), koyu yeşil (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı,
semizotu) ve nişastalı (patates, bezelye) olan sebzeleri tüketmek gerekir.
Mevsimine uygun meyve yemek çok sağlıklıdır. Komite, günde 5 porsiyon
sebze-meyve yemek gerektiğini bildirmiştir. Bunun iki porsiyonu yeşil yapraklı
sebze, portakal, limon ve domates olmalıdır.
En İyi Tahıl, Bulgur
* Ekmek ve tahıl ürünleri saflaştırılmadığı sürece B12 dışında bütün B grubu
vitaminleri, kompleks karbonhidratları, diyet lifini ve bitkisel proteinleri
içerir. Ayrıca tahıllar bir miktar yağ içerir ve bu yağ da E vitamininden
zengindir. En iyi tahıl kaynağı ülkemizde de çok kullanılan bulgurdur.
Kepeğinden ayrılmamış makarna, pirinç, erişte ve ekmekler de önemli
kaynaklardır. Az hareketli ve şişman bireyler günde 3 ince dilim ekmek (75 g.),
çok hareketli, zayıf olan bireyler 9 dilim ekmek tüketebilir. Tahıl ürünleri her
gün, her öğün alınmalıdır. Protein ve vitamin içeriğinin artırılması için
tahıllar, kuru baklagil ve süt ürünleri ile beraber tüketilmelidir.
* Vücudun savunma sisteminin güçlenmesi için tek bir antioksidan öğeden çok
miktarda almak etki yapmaz. Bunun yerine iki veya üç antioksidan öğenin alımı
daha uygundur. Yani vücudun savunma sistemi ancak beslenmede çeşitlilik
sağlandığı zaman optimal düzeyde olmaktadır.
* Metabolizmanın düzenli çalışması için en az 3 öğün besin tüketilmesi sağlıklı
bulunuyor. Öğünler arasında 4-5 saat bulunmalı.
* Uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarı, boya uygun vücut ağırlığının korunmasıdır.
Günlük enerji alımının kontrolü ve düzenli fiziksel aktivite yapmak önemlidir.
Her gün 30 dakikalık yürüyüş yapmak gerekli.
* Hızlı kilo kaybından kaçının. Çünkü kalıcı sonuçlar için kilo kaybının yavaş
olması gerekiyor. Komitenin önerisi haftada 0,5-1,0 kg zayıflanması yönünde.
* Yemeğin lezzetine bakmadan tuz eklemeyin. İyotlu tuz kullanın. Komite günde
çeyrek çay kaşığı iyotlu tuz kullanımının yeterli olacağı kanısında.
* Alkol konusunda da önemli bir uyarı var. Alkolün sindirim enzimlerini bozduğu,
karaciğer ve beyin üzerinde olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Kalp sağlığını
korumak amacıyla alkol tüketiminin teşvik edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Eğer alkol tüketecekseniz günde 2 kadehi geçirmeyin. İçkinizi yemek yerken alın.
Böylece alkolün emilmesini azaltabilirsiniz.
|
|