ASCORBİK
ASİT (VİTAMİN-C)
Vitamin "C" Kadınlarda ve erkeklerde her gün
alınması gereken en az miktarı, 60 miligramdır. Sigara içenlerin en az 100 mg.
C vitamini almaları gerekir. Her gün taze sebze ve meyve, özellikle narenciye,
lahana, ıspanak, kıvırcık salata gibi yeşil yapraklı sebzeler, yeşil biber
yiyen kişiler, tavsiye edilen en düşük günlük dozun üzerinde C vitamini
aldıklarından emin olabilirler. Yüksek dozda alınması halinde ne gibi yararlar
getireceği yolunda çalışmalar sürmekle birlikte, beta karoten gibi antioksidan
etki nedeniyle, kanser, kalp-damar hastalıkları ve katarakta yakalanma
ihtimalini azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca, soğuk algınlığı gibi hastalıklara
karşı da direnci arttırmaktadır. Günde 1 grama kadar güvenle alınabileceği
belirlenmiştir. Daha yüksek dozları sindirim sisteminde tahrişlere neden
olabilir. Uzun süre yüksek dozda kullanılmasının, böbrek taşı ihtimalini
arttırdığı da bilinmektedir.
Vitamin C (Ascorbic asit) Vitamin C, kimyasal ismi ile askorbik asit, suda
eriyebilen yaşam için vaz geçilemez bir vitamindir. Antioksidan özelliği ile
büyüme, gelişme ve hücrelerin bütünlüğünü korumak için gereklidir.
Besinlerle alındıktan sonra ince barsaklarda emilir. Fazlası vücutta depo
edilemez ve idrar ile 2 - 4 saat sonra atılır. İnsan vücudunda kendiliğinden
üretilmez ve günlük gereksinimin dışarıdan alınması gereklidir. Vitamin C nin
en önemli fonksiyonlarından birisi kollagen üretimini uyarması ve
arttırmasıdır.
Vücudumuzdaki destek dokuların (kas, tendon, diş, cilt) en önemli parçası
kollajendir. Kollajen kırmızı kan hücreleri yapımında da önemli bir faktördür.
Metabolizma sırasında ortaya çıkan serbest radikal ve tehlilkeli oksijen
bileşikleri Vitamin C tarafından zararsız hale getirilirler (antioksidan).
Serbest radikaller ve tehlikeli oksijen bileşikleri yaşlanma ve hücre fonksiyon
bozukluklarında çok önemli yer tutar. Besinlerde bulunabilen nitritlerin
nitrosamine dönüşmesi yine vitamin C tarafından engellenir. Nitrosamineler
kanser oluşumuna neden olabilen maddelerdir. Sıklıkla Kolon, mide ve safra
kesesi kanserlerine yol açar.
Vitamin C nin tansiyonun ayarlanması üzerinede olumlu etkileri bilinmektedir.
Kan kollesterol seviyesinin düşürülmesi ve damar duvarında oluşan kolesterol
birikintilerinin yok edilmeside vitamin C ile olmaktadır.
Vitamin C nin bir diğer önemli fonksiyonu folik asit meabolizmasına yardım
eder. Demir emilimini düzenler,L-tirozin in noradrenalindeki L-Fenilalanine
dönüşümünü sağlar. Yine nörotransmitterlerden (sinir sistemindeki iletici
maddeler) triptofanın seratonine dönüşümde önemli rol oynar.
Vitamin C eksikliğinde yeterli kollajen yapılmaz, kas ve kemik ağrıları ortaya
çıkar. Kanama sorunları kendini gösterir. Eski denizcilerde vitamin C eksikliği
nedeni görülen skorbüt hastalığı ölümcül idi. Bu hastalıkta eklemler şişiyor,
anemi gelişiyor, diş etleri şişiyor ve kanıyordu. Limon ve turunçgillerin
dayanıklı vitamin C kaynakları olmasının anlaşılması ile bu hastalık çok nadir
görülmüştür.
Yeterli vitamin C alan kişiler almayanlara göre ortalama 6 yıl daha yaşadıkları
gösterilmiştir. Bu yaşam uzamasının kalp hastalıklarından sağlanan korunmadan
olduğu düşünülmektedir. Günlük önerilen vitamin C miktarı 60 mg. kadardır .
Ancak yapılan çalışmalar bu dozun sadece skorbüt hastalığının ortaya çıkmasını
engeleyen doz olduğunu göstermiştir. Günümüzde 500 mg - 4000 mg arasındaki
dozların güvenle alınabileceğini göstermiştir.
Tamamen suda eriyebilen bir vitamin olduğundan 2 ila 4 saate idrar yolu ile
atılır. Kan vitamin C seviyesini belli bir oranın üzerinde tutmak için Vitamin
C alımını 3 e bölmekte yarar vardır. Vitamin C besinlerde de bol olarak yer
alır. Özellikle yeşil yapraklı besinler, nane, domates, limon, portakal,
greyfurt vitamin C açısından zengin gıdalardır.