|
|
YEME
BOZUKLUKLARI
Yeme bozuklukları ülkemizde de rastlanan bir rahatsızlık
şeklidir. Anoreksia nervoza, bulimia nervosa ve obezite gibi üç ana türü
vardır. İlk ikisinde, birey zayıflamak için aşırı derecede ve sağlıksız
yöntemlerle uğraş vermektedir. Sonuncusunda ise depresyonla yakın ilişkili bir
aşırı yeme söz konusudur.
Obezite genellikle depresyon başlığı altında ele alınır ve ona göre tedavi
edilir. Burada da yeme bozukluklarından söz ederken, daha çok anoreksia nervoza
ve bulimia nervoza üzerinde duracağız.
Günümüzün modası daha çok bayanlarda dış görünüşle ilgili kaygılar
yaratmaktadır. Bu nedenle yeme bozuklukları da bayanlarda sıkça görülmektedir.
Anoreksia nervoza kişinin normal veya normalin üstünde bir ağırlıkta olmayı
reddetmesidir.
Kişi zayıf olsa bile, kilo almak veya şişman olmakla ilgili yoğun korkusu
vardır.
Bireyin kendi kilosunu ve beden ölçülerini algılamada ciddi bozukluklar
bulunur. Beden ağırlığı veya şekli kişinin kendini insan olarak
değerlendirmesinde ana ölçüt haline gelir. Veya kişi normal ağırlığının çok
altında olduğunda durumunun ciddiyetini algılamada güçlük yaşar.
Bu rahatsızlık, bayanlarda daha çok, adet öncesi ergenlik döneminde
rastlanmaktadır. İleri yaşlarda ise, birey üç ay üst üste adet görmediğinde
anoreksia nervozanın varlığından söz edilebilir.
Anoreksia nervozanın iki türü vardır: Birincisinde kişi yemek yemeyerek
kilosunu kontrol etmeye çalışır. İkincisinde ise zaman zaman kontrolsüz yemek
yer ve onun üzerine birtakım ilaçlarla, yediklerini bedeninden atar.
Bulimia Nervozada ise aşırı yeme ve yediklerini çıkarma vardır.
Aşırı yeme, yoğun bir kontrol kaybetme hissiyle birlikte, kısa sürede, birçok
insanın yiyemeyeceği miktarda yemek tüketmektedir.
Aşırı yemeği “telafi edici uygunsuz davranışlar” izler. Bunlar, kendini
kusturma; laksatif, diüterik, vb. ilaçlarların aşırı kullanımı; kendini aç
bırakma; veya aşırı egzersiz gibi sağlıksız yöntemlerdir.
Yukarıda tanımlanan aşırı yeme ve onu izleyen telafi edici uygunsuz
davranışlar, bulimiklerde ortalama olarak, üç ay süresince haftada en az iki
kere görülür.
Anoreksikler gibi bulimikler de kendilerini kilolarını ve beden şekillerine
göre değerlendirirler.
Bulimia nervozanın da genel olarak iki türü vardır: Birinde kişi düzenli olarak
kendini kusturma; laksatif, diüterik ilaçlar veya lavman kullanımı gibi telafi
edici uygunsuz davranışlar içinde bulunur. Diğerinde ise kişi kendini aç
bırakır veya aşırı egzersiz yapar ama kendini kusturma veya ilaç kullanma
yöntemlerine başvurmaz.
Yukarıda genel olarak anlatılan anoreksia nervoza ve bulimia nervozanın
çerçevesine sığmayan ve çok ender karşılaşılan yeme bozuklukları da vardır.
Yeme bozuklukları bu şekilde adlandırılmasa da her zaman varolmuştur. Ancak,
son dönemde, moda dünyası tarafından zayıflığın empoze edilmesinden ötürü, bu
rahatsızlık gençler arasında daha sık görülür olmuştur. Klinisyenler gitgide
daha çok yeme bozukluğu vak’asıyla karşılaştıkça araştırmacılar da bu konu
üzerine yoğun bir şekilde eğilmiştir.
Yeme bozuklukları her ne kadar Kuzey Amerika ve Batı Avrupa gibi gelişmiş
ülkelerde daha çok görülse de ülkemizde de ne yazık ki bu rahatsızlıktan
şikayetçi olanların sayısı giderek artmaktadır.
|
| |
|
|