TRANS
YAĞ ASİTLERİ DIŞARI
LDL kolesterolü yükseltip HDL kolesterolü düşürerek, kroner
kalp hastalıklarına zemin hazırlayan Trans Yağ Asitleri (TFA) ile ilgili son 10
yılda yayınlanan araştırmalar bir hayli fazla.
1997 yılında Canadian Journal of Physiology and Pharmacology’nin Mart sayısında
Zock ve Katan imzası ile yayınlanan araştırmada, TFA’ların LDL kolesterol ve
lipoprotein(a) seviyelerini yükselttiği, HDL kolesterol seviyesini ise
düşürdüğü, bunun sonucunda da kroner kalp hastalığı riskinin yükseldiği
belirtiliyor. Özellikle fast-food zincirlerinde kullanılan kızartma yağlarının
%30’un üzerinde TFA bulunduğuna dikkat çekerek, yağ üreticilerinin bu tip
ürünlerde de TFA içeriğini olabildiğince düşürmeleri gerektiği dile
getiriliyor. Araştırmacıların vurguladığı bir diğer önemli konu da hazır
gıdaların etiketlerinde TFA içeriğinin de belirtilmesi gerektiği yönünde.
Yine 1997’de Ascherio ve Willett’in American Journal of Clinical Nutrition’ın
Ekim sayısında yayınlanan makalelerinde, TFA tüketiminin ABD’de yılda 30.000
erken ölüm vakası ile ilişkilendirilebileceği ileri sürülüyor.bu rakamın
epidemiyolojik çalışma sonuçları ile uyumlu olduğunu vurgulayan araştırmacılar,
beslenme açısından bilinen herhangi bir yararı olmayan TFA’ların tüketiminin resmi
politikalar ile kısıtlanması gerektiğini belirtiyorlar.
Kasım 1997’de The New England Journal of Medicine’de yayınlanan Hu ve
Stampfer’in araştırmasına göre (aynı çalışmaların tüm risk faktörleri göz önüne
alınarak yapılan geniş değerlendirilmesini bültenimizin bu sayısında derleme
olarak sunuyoruz.) TFA’lardan alınan enerjinin (%2) doymamış yağ ile replase
edilmesi, koroner hastalık riskinin %53 oranında azaltmaktadır. Aynı şekilde,
doymuş yağlardan alınan enerjinin (%5) doymamış yağlarla replase edilmesi de,
koroner hastalık riskini %42 oranında azaltmakta.
Pedersen ve Johansson’un 1998 yılında yayınlanan çalışmalarında da, Norveç’te
1958 yılında 15g/gün olan TFA tüketiminin 30 yılda 4g/gün’e düştüğü
belirtilirken, en az bunun kadar önemli ve çok daha fazla miktarlarda tüketilen
doymuş yağlara da kalp sağlığı açısından dikkat edilmesi gerektiği
vurgulanıyor.
Bu yıl Temmuz ayında İskoçya’da düzenlenen Uluslararası Diyetetik Kongresi’nde
Hollandalı araştırmacı Siebelink’in sunduğu aktüel verilere göre, Hollanda’da
geçtiğimiz 10 yılda TFA tüketiminin %80 oranında azaltıldığı, bunun da koroner
kalp hastalığı riskini yaklaşık %40’lara varan oranda düşürdüğü görülüyor.
Bu ciddi bilimsel uyarıların sonucunda, birçok gelişmiş ülkede gıdalardaki ve
özellikle de margarinlerdeki TFA oranı %50’lerden %5’lerin altına düşürüldü.
Unilever Türkiye de 1995 yılında ilk defa trans yağ içermeyen Becel margarinini
piyasaya sürdü. 1997 yılında da tüm kase margarinlerindeki TFA oranını %1’in
altına indirdi. Bunu izleyen yıllarda da paket margarinlerdeki trans yağları
%2’nin altına düşürdü. Böylece Sana, Rama, Becel ve Aymar markaları trans
yağlardan arındırılmış oldu. Koroner kalp hastalıklarından korunmada bu derece
önemli bir konunun, ülkemiz gündeminde daha fazla yer alarak tartışılması,
diğer yağ üreticilerini de aynı hassasiyeti göstermeye teşvik edecek ve toplum
sağlığımızın iyileştirilmesine önemli katkı sağlayacaktır.