SÜT
Sağlıklı bir yaşam için günde en az 3 bardak süt ya da bunun
eşdeğeri sütlü ürün tüketmek gerekiyor. Yaş gruplarına göre, süt ve sütlü
ürünlerin tüketimi değişse de, sütün insan yaşamındaki önemi hiç değişmiyor.
Süt ve sütlü ürünler, insan gelişimi açısından önemli yer tutuyor. Çünkü süt,
bütün besin maddelerini, ayrıca yaşamsal işlevler için gerekli olan
vitaminleri, enzimleri, antikorları ve daha birçok maddeleri bünyesinde yeter
ve dengeli biçimde bulunduran tek gıda maddesi.
Hayatımızda İlk Tat, İlk Lezzet: Süt
· Hayata başladığımız anda tanıştığımız ilk tat
süt, gerçek anlamda yaşamsal bir sıvı. Sütteki temel besin maddeleri protein,
yağ, süt şekeri, mineral maddeler ve vitaminlerdir. 1 litre süt, çocuk ve
yetişkinlerin günlük mineral madde ihtiyacının tamamını karşılayabilmektedir.
Proteinlerin ya da protein karışımlarının beslenme açısından kalitenin ölçütü,
aminoasitleri sayıca ve miktarca yeterli düzeyde içermesidir. Bu açılardan süt
kusursuz bir gıdadır. Sütün içerisinde bulunan yağ çok zengin bir enerji
kaynağıdır ve esansiyel yağ asitleri ile A, D, E, K vitaminlerini de
barındırması açısından önemlidir. Ayrıca, süt eksikliği çok görülen B2 vitamini
(ribuflerin) ve B12 vitamini için en iyi kaynaktır.
· Sütte bulunan süt şekeri (laktoz) enerji
kaynağı olduğu gibi, laktozdaki galaktoz beyin ve sinir dokularının oluşumunda
yer alan serobrisidlerin sentezi için gereklidir. Laktoz ayrıca kalsiyum ve
potasyumdan yararlanma oranını da artırır. Süt, kemik ve diş oluşumunu
kolaylaştıran, bağırsak floresini düzenleyen, kan basıncını düşürme özelliğine
sahip süt şekerini ihtiva eden tek gıdadır.
· Sütün içerisinde organizmanın gelişimi
açısından gerekli olan tüm mineral maddeler bulunmaktadır. Özellikle kalsiyum,
fosfor, magnezyum kemik ve dişlerin oluşumunda önemli rol oynar.
· Süt kalsiyum açısından benzersiz bir gıdadır.
Sütün kalsiyumu özellikle çocukların kemik ve diş oluşumlarında önemli rol
oynar. Yetersiz kalsiyum alımı, 30-40 yıl sonra Osteoporosiz denilen kemik
hacminin kaybına yol açar.
· 2 bardak sütteki kalsiyum oranına ulaşmak
için 5 kg et, 2.6 ekmek, 6.3 kg patates, 8.5 kg elma, 1.6 kg marul, 1.7 kg
havuç veya 0.2 kg peynir tüketilmelidir.
· 2 bardak süt vücudun ihtiyaç duyduğu
kalsiyumun %75’ini, fosforun %60’ını ve iyotun %25’ini karşılamaktadır.
· Sütteki B grubu vitaminleri özellikle
çocukların gelişimi açısından oldukça gereklidir.
· 2 bardak süt ile B2 ve B12 vitamin
ihtiyacının %77’si karşılanabilmektedir.
· C vitamini süt dışında hiçbir hayvansal
gıdada bulunmamaktadır ve 1 litre sütle ihtiyacın %30’u karşılanabilir.
· Aynı şekilde 1 litre sütle vücudun ihtiyaç
duyduğu, yağda çözülen A vitamini %46 ve D vitamini de %22 oranında karşılanmaktadır.
· Süt proteinler bakımından zengin bir gıdadır.
1 litre süt 10-12 yaş grubuna kadar bireylerin günlük protein ihtiyacını
fazlasıyla, daha yaşlı grupların ihtiyacını ise en azından yarı yarıya
karşılayabilmektedir.
· Tüm bu yararlarına rağmen ülkemiz çok az süt
tüketen ülkeler arasında yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde içme sütü
tüketimi kişi başına yılda 150-200 litre olurken ülkemizde tüketim sadece 25
litredir. Bu miktarın ise yalnızca 5 litresi işlenmiş süt olarak yani pastörize
veya sterilize süt olarak tüketilmektedir.
· Yetişkin beslenmesinde yapılan araştırmalar
sütün bileşenlerinin (özellikle kalsiyum, vitamin A, riboflavin) sağlık için
gerekli olduğunu göstermektedir. Yetişkinlerin, günde en az yarım litre süt
içmeleri gerekmektedir.
· Kemiklerin gelişimi 18-20 yaşına kadar devam
eder. Her gün içilen, en az 2 bardak süt kalsiyum ihtiyacınızı karşılar. 1-10
yaş arasındaki çocukların ise günde 800 mg’dan daha fazla kalsiyum almaları
önerilmektedir.
Sokak Sütü Asla Kullanılmamalı!
Sütün yararlarının tüm dünyada bilinmesine rağmen Türkiye’de işlenmiş ve
ambalajlanmış süt tüketimi, kişi başına yılda sadece 5 litre! Bu rakamla
ülkemiz diğer Avrupa ülkelerinin çok gerisinde kalmaktadır. Türkiye’de işlenmiş
ve paketlenmiş süt üretiminin olmadığı yıllarda Avrupa’da “açık süt”
yasaklanmıştı.
Sokak sütünün (açık süt) su ve diğer katkı maddeleri içerdiği herkes tarafından
bilinen bir gerçektir. Tüketicilerin çoğu bu gerçeği bilmelerine rağmen daha
ekonomik olması nedeniyle sokak sütüne yönelmektedirler. Bu arada unutulmaması
gereken en önemli nokta, hijyenik olmayan koşullarda üretilerek evimize gelen
sütün içinde barındırdığı zararlı mikroorganizmaların evde kaynatarak yok
edilemeyeceğidir.