GIDA
KATKI MADDELERİ
Tüketime sunulan veya sunulacak olan gıdaların görünüm ve
lezzetlerini tüketicinin arzu ettiği duruma getirmek, bozulmalarını önleyerek,
gıdaların raf ömrünü uzatmak amacıyla gıdalara tüketime sunulmadan önce
bilinçli ve amaçlı olarak ilave edilen maddelere GIDA KATKI MADDELERİ
denmektedir . Gıda katkı maddeleri; Sağlık Bakanlığı nın gıda katkı maddeleri
yönetmeliğinde şu şekilde tanımlanmıştır : "Normal koşullarda tek başına
tüketilmeyen ya da tipik besin bileşeni olarak kullanılmayan, tek başına
besleyici değeri olmayan ve besinin üretilmesi, işlenmesi, hazırlanması,
ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında teknolojik amaçla ya da
beklenen sonucu elde etmek için ürüne ya da bir öğesini elde etmek için yan
ürüne doğrudan ya da dolaylı olarak ve bilinerek katılan maddelerdir" .
Gıdalara hile ve besin değerini arttırmak amacıyla katılan maddeler ise GKM
değildir.
GKM nin Kullanımında Genel Koşullar
GKM gıdalara bilinçli ve amaca yönelik olarak katılmaları yanında, aşağıda
sıralanan koşullara uygun kullanılmak zorundadırlar .
· Gıda katkı maddelerinden hiçbiri, hangi
amaçla gıdaya katılmış olursa olsun insan sağlığına zarar vermemelidir.
Kullanılacak katkı maddesi hakkında analiz sonuçları ve kullanılma miktarları
bilinmelidir.
· GKM katıldığı yiyecek ve karışımın besleyici
değerine zarar vermemeli, besin değerini azaltmamalı ve değiştirmemelidir.
Gıdaların içerisinde bulunan vitaminleri tahrip etmemeli ve besinlerin
emilimini azaltmamalıdır.
· Gıdaya katılması düşünülen veya istenilen GKM
nin özellikleri hakkında bilgiler bulunmalı, bu konuda in-vivo ve in-vitro
deneyler yapılmalıdır. Katkı maddesi olarak kullanılan maddeler belirgin
özelliklerine göre belirlenmeli ve belirlenen GKM nden başkası
kullanılmamalıdır.
· Katılması düşünülen katkı maddesinin
kantitatif analizini yapabilecek güvenilir analiz metotları bulunmalı ve bu
analizleri yapacak, kontrol hizmetlerini yürütecek kurumlar olmalıdır. Ülkede
bulunan laboratuvarlar GKM nin analizlerini yapacak koşullarda değil ise
uluslararası kuruluşların inceleme sonuçlarından yararlanılmalıdır. Dünya
Sağlık Örgütü nün alt kuruluşlarından birisi olan Gıda Tarım Örgütü ve Dünya
Sağlı Teşkilatının Gıda Katkı Maddeleri Eksper Komitesi (JECFA - Joint FAO /
WHO Expert Committee on Food Additives) her yıl GKM ile ilgili toplantılar
yapmakta ve bunları yayınlamaktadır. JECFA nın düzenlemiş olduğu toplantılarda
GKM konusunda uzman ve yetkili ülke temsilcilikleri bulunmaktadır.
· Katkı maddesinin hangi gıdalara ne miktarda ve
hangi amaçla katılabileceği GKM Kodeksinde belirtilmiş olmalıdır. Gıdaya
belirlene miktarlardan fazlası katılmamalı ve üretimleri sırasında katkı
maddesi kullanılan gıdalar sürekli denetlenmelidir.
· Katılan maddelerin açık ismi ve miktarı
gıdaların üzerindeki etikette belirtilmelidir.
· Katkı maddesi, katıldığı maddelere homojen
olarak dağılmış olmalı ve ürünün maliyetini arttırmamalıdır.
· Gıdaya katılan katkı maddesi gıdanın
bozukluğunu maskeleyici ve tüketiciyi aldatıcı olmamalıdır.
· Bazı gıdalara, özellikle çocuk mamalarına ve
diyet gıdalarına katılması düşünülen katkı maddesinin katkı maddesinin katılma
koşulları ve miktarları özel izne tabi olmalıdır.
GKM nin Sınıflandırılması
A- Bozulmayı Önleyenler (Prezervatifler)
1. Antimikotikler (Küflenmeyi Önleyiciler)
2. Mikrop Antagonistleri (Bakteri Üremesini Önleyiciler)
3. Antioksidanlar (Oksidatif Bozulmayı, Acılaşmayı Önleyiciler)
4. Antibrowing Ajanlar (Enzimatik Bozulmayı Önleyenler)
B - Görünüm - Lezzet - Yapı ve Kaliteyi Geliştirenler
1. Boyalar ve Renklendiriciler
2. Tat, Koku Vericiler ve Arttırıcılar
3. Asit veya Baz Yapıcılar ve Nötralize Ediciler
4. Yapı (Texture) Geliştiriciler, Emülsifiyanlar
C - Diğerleri
1. Diğer Additifler
2. Solventler
3. Filtre Ediciler
E numara sistemine göre gıda katkı maddelerinin sınıflandırılması :
Hazır gıdaların paketleri üzerinde kullanım amaçlarına göre GKM nin
kategorileri, bunu izleyen özel adlar ve "E(uropean)" numaraları ile
belirtilir. "E" numaraları Avrupa Birliği ülkeleri tarafından GKM ne
pratik bir kodlama yöntemi olarak getirilmiştir. "E" numaraları ve
özel adları besinlerin dış satım ve iç alımları sırasında kolayca tanınmalarını
sağlamaktadır .
"E" numara sistemi ile GKM nin temel işlevlerine göre
sınıflandırılması şu şekildedir :
1. Renklendiriciler E 100 - 180
2. Koruyucular E 200 - 297
3. Antioksidanlar E 300 - 321
4. Emülsifiyer ve stabilizatörler E 322 - 500
5. Asit baz sağlayıcılar E 500 - 578
6. Tatlandırıcılar, koku verenler E 620 - 637
7. Geniş amaçlılar E 900 - 927
Günümüzde uygulanan üretim teknikleri sayesinde besin sektöründe verim artışı,
kayıpların en aza indirilmesi, ürün kalitesinin arttırılması ve
standardizasyonu, ürünlerin dayanma sürelerinin arttırılması ve değişik yeni
besinlerin üretimi gibi uygulamalar gerçekleşmiştir. Tüm bu gelişmelerde GKM
nin besin endüstrisinde kullanılması etkili olmuştur. Yasalarla
Kontrol edilen GKM nin kullanım alanları şu şekildedir :
1. Renklendiriciler : Boyalar ve pigmentler, besinlerin işlenmeleri sırasında
kaybolan doğal renklerinin kazandırmak, tüketiciye çekici hale getirmek için
besinlere katılırlar.
2. Koruyucular : Besinlerin mikrobiyal bozulmalarını önlemek için katılırlar.
3. Antioksidanlar : Yağların bozulmalarını, acılaşmalarını önlemek için
kullanılmaktadır.
4. Emülsifiyerler ve Stabilizörler : Emülsifiyerler, yağlarla suyun karışımını
sağlamak için kullanılmaktadır. Stabilizörler, emülsiyonların dayanıklı hale
getirilmelerini ve bileşenlerine ayrılmalarını önlemek için kullanılırlar.
5. Tatlandırıcılar : Şekerden daha tatlı olan bu maddeler çok düşük miktarlarda
ve besinleri tatlandırmak için kullanılırlar.
6. Geniş Amaçlı GKM : Bunlar aroma vericiler, çözücüler, polifosfatlar gibi
geniş amaçlı olarak kullanılan GKM dirler.
GKM NİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Son yıllarda besin maddeleri çok çeşitlenmiş ve üretimde kullanılan GKM nin
sayıları büyük bir hızla artmıştır. GKM lerinin kullanımı yasalarla
düzenlenmektedir. Bu düzenlemelerin amacı, besinlerde kullanılan GKM nin kötü
kullanımını ve sağlık üzerinde oluşabilecek tehlikeleri önlemektir. GKM nin
yasallık kazanabilmesi için, akut, kronik, farmakolojik deneylerin, fare
dışında iki değişik hayvanın üzerinde yapılmış olması zorunludur. Besinlere
katılacak miktarın (ADI : Acceptable Daily Intake) hayvanlarda hiç bir toksik
etki göstermeyen en yüksek dozun 1/100, bazen 1/200 kadarı olması gereklidir .
Besinlerde kullanılan GKM nin beslenme kalitesini sağlaması, kalite ve
dayanıklılığı gerçekleştirerek artık oranında bir azalma sağlaması, işlenmeye
yardımcı olması aranan özelliklerdir. Bir GKM işleme ve üretim hatalarını
gizlememeli, tüketiciyi aldatmamalı ve bir besinin besleyici değerini
düşürmemelidir .
Bazı GKM ne duyarlı olan insanlar reaksiyon verebilirler. Avrupa da nüfusun %0.03-0.10
unun GKM ne karşı duyarlı olabileceği saptanmıştır. Renklendiricilerden
bazıları astım, deri döküntüleri, hiperaktivite ve migrene yol açabilirler.
İzin verilen renklendiriciler ülkeden ülkeye değişebilir. Örneğin; Norveç ve
İsveç besinlerdeki tüm yapay renklendiricilerin kullanımını yasaklamıştır .
Aroma arttırıcı maddelerden bazıları baş dönmesi, çarpıntı yapabilir. Gut
hastalığı olanlarla pürinden fakir diyet alması gerekenler bu GKM ni
almamalıdır. Koruyucu maddeler, besinleri bakteri, küf, maya bozulmalarından
korumak, raf ömrünü uzatmak, doğal renk ve aromayı korumak amacı ile
kullanılırlar. Bu maddelerden en çok sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi et
ürünlerine konan nitrat ve nitrit tartışılmaktadır. Bunlar parlak, kırmızı
pembe rengin sağlanması yanında, tuz ile birlikte Clostridium botulinum un
çoğalmasını ve toksin oluşturmasını önlemektedir. Nitrat ve nitrit kanserojen
nitrozo bileşiklerinin oluşumuna aracılık etmektedirler. Nitratın ADI değeri 0
- 5 mg/kg, nitritin ADI değeri ise 0 - 0.2 mg/kg olarak belirlenmiştir. Günlük
aldığımız nitrat ve nitritin % 80 i su, sebze ve diğer doğal besinlerden, % 20
si ise GKM nden gelmektedir .
-GKM nin Miktarı Pişirme İle Değişikliğe Uğrar mı ?
Hazır besinlerin avantajı, hazırlanmalarının kolay ve pişirilmelerinin hızlı
olmasıdır. Dondurulmuş besinleri pişirmek için çözdürünce, kullanılan
koruyucular ve antioksidanlarda azalma olur. Bunu önlemek için dondurulmuş
besinler buzdolabının soğutma bölümüne veya serin bir odaya bırakılarak
çözülmeleri beklenir. Böylece pişirmeden önce hiç buz kristali kalmamaktadır.
Çözünen besinler hemen pişirilmeli, bir kereden fazla ısıtma işlemi
uygulanmamalıdır .
-Değişik Ambalaj Teknikleri Kullanmakla GKM Azaltılabilir mi ?
Sertifikalı renk katkı maddeleri kullanıldıkları besinlerde stabil özellik
göstermekte, ürüne konuldukları miktarlarda zamana bağlı bir azalma
görülmemektedir. Bu konuda yapılan bir çalışmada, 15 yıl süre ile depolanan
besinlere konulan sertifikalı renk katkılarında miktar değişmesi saptanmamıştır.
FD ve C Blue No:2 ve FD ve C Blue No:3 gibi sertifikalı renk katkılarının
dışında hiçbiri ışığa duyarlı değildir. Azo ve trifenil metan grubu boyalar ise
kolaylıkla renksiz bileşiklere dönüşebilmektedir. Bunların özellikle çinko,
kalay, alüminyum ve bakır gibi metallerle temas etmesi renk solmalarına yol
açmaktadır. Ancak bu tür olayların önüne geçebilmek için yeni teknikler
geliştirilmektedir. Örneğin gazlı içeceklerle diğerlerinde kullanılan
sertifikalı boyaların solması, C vitamini kaynağı ve antioksidan olarak
kullanılan askorbik asitten kaynaklanmaktadır. Bu olumsuz etkiyi ortadan
kaldırmak için günümüzde EDTA adı verilen bileşik kullanılmaktadır .
GKM KONUSUNDA ÇALIŞMA YAPAN KURULUŞLAR
Uluslararası Durum
Hızlı endüstrileşme ve kentleşme hazır yiyeceklere olan talebi arttırmaktadır.
Bu talebin sonucunda da gıdalara çok değişik kimyasal maddelerin katılması
uygulamaları başlamıştır. Bu durum tüketiciler arasında alerjik ve toksik
reaksiyonların görülmesine neden olabilmektedir. Durumu gözleyen ve
değerlendiren WHO ve FAO konu ile ilgilenilmesini kararlaştırmıştır. Birleşmiş
Milletlere bağlı bulunan bu iki kuruluş 1956 yılında gıdalara katılan maddeler
hakkında bilgi toplamaya ve bunları değerlendirmeye başlamıştır (Bağcı 1997).
Kuruluşlar elde edilen verilere dayanarak katkı maddelerinin güvenilir düzeyde
kullanılmaları hakkında hükümetlere önerilerde bulunmayı hedef almışlardır.
Katkı maddeleri konusunda çalışmalar yapmak üzere WHO ve FAO, "The Joint
Committee on Food Additive : JECFA" adı verilen eksperler komitesini
kurmuşlardır. Bu komite 1962 yılından itibaren Dünya Codex Alimentarius
Commission una önerilerde bulunan bir organ halinde çalışmalarını
sürdürmektedir .
Komite genelde aşağıdaki konularda çalışmalar yapmaktadır :
· Gıdalara katılacak maddelerin izin verilen
maksimum miktarlarını belirler ve onaylar.
· Gıda katkı maddeleri ile ilgili listeleri
hazırlayarak değerlendirir.
· Gıdalarda katkı maddelerinin analizini
yapabilmede kullanılan metodları gözden geçirerek standardize eder.
· Gıdalarda kullanılan katkı maddelerinin
sağlık üzerindeki zararları konusunda çalışmalar yapar, sağlık üzerinde olumsuz
etkisi olan veya olduğu düşünülen katkı maddelerine geçici olarak izin verir.
Analizler tamamlandığında ADI miktarını belirtir veya kullanımdan kaldırır.
Türkiye deki Durum
Bir ülkede katkı maddelerinin kullanımını düzenleyen Yasa, Yönetmelik ve
kodekslerin kabul edilmesi kuşkusuz önemli bir Halk Sağlığı Hizmetidir.
Bilimsel çalışmaların sonucunda JECFA tarafından kabul edilen ADI değerlerinden
yararlanılarak her ülkenin sağlık otoriteleri katkı maddelerinin katılacağı
gıdaları ve katılma miktarını kendi ülkelerinin koşullarına göre
belirlemektedir. Ancak bundan çok daha önemli olan konu, katılmasına izin
verilen maddelerin mevzuata uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının sürekli
kontrolüdür .
· Katkı maddelerinin türü, katılabileceği
gıdalar ile katılma miktarları yasa ve yönetmelikler ile düzenlenmektedir.
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Gıda Katkı Maddeleri Tüzüğü ile
yürütülen bu işlemler, 28 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe giren 560 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı na devredilmiştir.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığında ise GKM konusunda Gıda Kodeksi ve Beslenme Şube
Müdürlüğünce çalışmalar yapılmaktadır. Üretim aşamasındaki kontrol ve GKM nin
kullanımının denetimi Tarım ve Köyişleri Bakanlığına devredilmiş olmakla
birlikte pazar aşamasındaki kontrol Sağlık Bakanlığına ve bazı bölgelerde
Sağlık Bakanlığı ile birlikte yerel yönetimlere verilmiştir. GKM ile ilgili
yasalarda ve kodekslerde gözönüne alınan temel koşul "Halkın sağlığının
korunmasını ve ülkemizdeki gıda endüstrisinin gelişmesini sağlamaktır".
Tüketime sunulan gıdalar tüketiciler için güvenilir olma niteliklerini
kaybetmemelidir .
· Her üretici firma yılda iki defa Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Bunun dışında herhangi bir
şikayet veya şüphe durumunda ek denetlemeler yapılabilmektedir.
· Ancak; gıdalardaki birçok katkı maddesinin
çeşit ve miktarını geçerli yöntem ve tekniklerle analiz edebilecek
laboratuarlar yeterli değildir. Bu konu ile ilgili olarak yeni uygulamalar
gündemdedir. Özel, yetkilendirilmiş ve referans laboratuarların kurulması ile
ilgili kanuni düzenlemeler üzerinde çalışılmaktadır. Özel laboratuvarlar gıda
konusunda eğitimli kişiler tarafından kurulabilecek ve işletmelerin kendilerini
denetim amacıyla işlev göreceklerdir. Yetkilendirilmiş laboratuarlar özel -
devlet işbirliği ile kurulacak ve belirli sürelerde yapılması gereken
analizlerin buralarda yapılabilmesi imkanı sağlanacaktır. Referans
laboratuarlar tamamen resmi olacak ve meydana gelebilecek anlaşmazlıklarda
hakem laboratuar olarak işlev görecektir.
· Pek çok gıda maddesinin ambalaj ve etiketi üzerinde
içerdikleri katkı maddeleri konusunda tüketiciye yeterli bilgi verecek mesajlar
bulunmamaktadır.
· Gıdalara katıldığı beyan edilen katkı
maddelerinin miktarının mevzuata uygun olup olmadığı şüphelidir .
Günümüzde GKM nin kullanımı kaçınılmaz bir gereksinimdir. Çok çeşitli olan ve
değişik amaçlarla gıdalara katılan bu maddeler kimyasal bileşiklerdir ve
önerilenden daha fazla miktarda tüketildiklerinde tümü insan ve hayvan
organizması üzerinde sağlığı bozucu etkiler gösterebilmektedirler. Doğal katkı
maddeleri de fazla tüketildiklerinde aynı derecede olumsuz etkiler
gösterebilmektedirler. Bundan dolayı herhangi bir maddenin sağlık üzerindeki
etkileri çok iyi planlanan ve uzun süreli hayvan deneyleri ile tespit
edilmelidir.
Kullanılmasına izin verilmiş bulunan GKM nin etkileri de toplumda epidemiolojik
yöntemler kullanılarak yapılacak çalışmalar ile sürekli olarak izlenmelidir.
GKM nin sağlık üzerine etkileri ancak gıdalara çok yüksek dozlarda katılmış
olmaları sonucu veya uzun süreli olarak tek yönlü beslenme sonucu ortaya
çıkmaktadır. GKM lerinin sağlık üzerindeki etkilerini ortadan kaldırmak veya en
aza indirmek için bazı konulara dikkat etmek gerekmektedir .
· Gıda üreticileri bilinçlendirerek üretimde
kullanılması zorunlu olan katkı maddelerinin önerilenden fazla kullanılması
engellenmeli.
· Tüketici; özellikle adölesan, gebe, emzikli
ve çocuklar GKM ve zararları konusunda aydınlatılmalı.
· Tek yönlü beslenmeden kaçınmalı; yeterli ve
dengeli beslenme unsurları sağlanmalı.
· Günlük diyetin ancak çok az bir bölümü hızlı
hazır yemeklerden oluşmalı veya mümkünse hızlı hazır yemekler diyete dahil
edilmemeli.
· Tüketicinin sağlıklı gıdalarla beslenme,
eğitilme
· bilinçlendirilme ve korunma hakları yerine
getirilmeli.
· Gıda üreticileri denetim altına alınmalı ve
denetim mekanizması iyileştirilmelidir.
· Tüketici gıda alırken gıdanın raf ömrüne ve
içeriğine mutlaka dikkat etmelidir.
· Adresi ve üretim kalitesi belirli olmayan
gıdalar sadece fiyat avantajından dolayı tüketilmemelidir.